YENİ YAZA SONBAHARDAN HAZIRLANMAYA BAŞLAYIN

Yaz aylarına girerken büyük bir motivasyonla spora ağırlık verir, fazla kilolardan kurtuluruz.  İstenilen kiloya inince rehavete girer spora ara veririz. Yazın sonunda ise nasıl olsa tatil bitti düşüncesi ile verilen kilolar çoktan geri alınmaya başlanmıştır.

Kilo vermek için spora başlayıp kilo verdikten sonra sporu bırakmak sağlık açısından yapılan büyük bir yanlıştır. Üstelik zaman kısıtlı olduğu için vücudu çok fazla zorlamak kalbi, eklemleri, beyni zorlamak anlamına gelir ki bu tam anlamıyla vücudun haşatını çıkartmak demektir.  İlerleyen yıllarda çeşitli sağlık sorunlarının oluşmasına zemin hazırlayan bu büyük yanlışı,  bir sonraki yaz tekrarlamamak sağlıklı bir şekilde istenilen vücuda kavuşmak için sonbaharda yeniden düzenli egzersizlere başlamak ve kontrollü diyete devam etmek gerekir. Bu sayede sağlıklı ve herkesin istediği kalıcı fit görünüme kavuşulmuş olur

.

DOĞRU BESLENME PROGRAMI İLE YÜKSEK PERFORMANS

Spor yapan kişi normal bir kişiye göre daha fazla enerjiye ihtiyaç duyduğu için mutlaka beslenmesine önem göstermelidir.  Kilo vermek, kas yapmak, hacimce büyümek, kilo almak, bölgesel zayıflamak vs amaç ne olursa olsun mutlaka yeterli ve dengeli beslenme programı çizmelidir. Bu şekilde spor performansı maksimum seviyeye çıkacak, yaralanma ve sakatlanma riski düşecektir.  Doğru antrenman  ile buluşan yeterli ve dengeli beslenme programı hedefe ulaşmada başarıyı  artıracaktır.

Bu süreçte spor ve diyete destek olarak bazı gıda takviyelerinden faydalanılabilir. Örneğin yağ oranını azaltmak için spor ile birlikte konjuge linoleik asit(CLA)  içeren aspir çiçeği yağı, enerji metabolizmasında rol oynayan l-karnitin, toksik maddeleri vücuttan uzaklaştıran yeşil çay, kaslar için esansiyel olan BCAA gibi amino asitler, metabolizmayı destekleyen kafein tercih edilebilir. Ancak bu takviyeler amaç değil araç olmalıdır. Kullanım amacı bilinerek mutlaka doğru doz ve zamanda kullanılmalıdır.

Gıda Müh. Beyza Demircigil

SONBAHARDA STRES VE UYKUSUZLUK

SONBAHARDA STRES VE UYKUSUZLUK

Bahar ayları ile yaşanan iklim değişikliği savunma mekanizmasının azalması, duygu durum değişiklikleri ve birçok sıkıntıyı beraberinde getirebilmektedir.  Özellikle stres ve uyku bozuklukları insanların en çok şikâyet ettiği sıkıntılar arasında yer almaktadır. Bu dönemde yaşanan stres ve uykusuzluk günlük yaşamı da olumsuz etkilemekte;  sürekli endişe hali,  melankoli durumu, yorgunluk, isteksizlik, konsantrasyon sorunu gibi pek çok problemi beraberinde getirmektedir.

Yapılan çalışmalarda uykusuzluğun beyin fonksiyonlarını etkilediği, beynin bellek, düşünce becerisi ve doğru karar verme yetilerini ciddi şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır. Bununla beraber kronik stres ve uykusuzluğun iştahı ve dolayısıyla yemek tüketimini arttığı saptanmıştır.

Stres ve uykusuzluğa karşı koymak için vücudun ürettiği uykudan ve mutluluktan sorumlu serotonin ve melatonin üretimini teşvik etmek önemlidir.Bu sebeple seçtiğimiz gıdaların yeterince omega 3, B ve D vitaminleri ve Çinko içerdiğine dikkat etmeliyiz.Yan ısıra özel bir Afrika bitki tohumunda ve bazı gıdalarda az miktarda bulunan 5-Hidroksitriptofan (5 HTP ) vücutta serotonin oluşumunda rol oynayan önemli bir maddedir. 5 HTP, vücutta esansiyel aminoasit olan triptofandan serotonin ve melatonin hormonuna dönüştürülmek üzere üretilir. Muz, domates, avokado, ceviz, patlıcan ve ananas gibi bazı gıdalarda az miktarda bulunabilir. B 6 vitamini ile birlikte serotonine çevrim kolaylaşır. Yoğun iş hayatı nedeni ile stres faktörü yüksek olanlar, gece geç saatlere kadar çalışanlar,  sık seyahat edenlerin özellikle mevsim geçişlerinde artan bu sıkıntılarına karşı tercih edebilecekleri özel bir destektir.

Gıda Müh. Beyza Demircigil

BAĞIŞIKLIĞINIZI DOĞAL YOLLARDAN GÜÇLENDİRİN

Bağışıklık sistemi; vücudu hastalıklara karşı koruyan, zararlı mikroorganizmaları (bakteri, virüs vb.) ve kötü hücreleri tanıyıp onlarla savaşan fonksiyonların tümüdür. Bağışıklık sisteminin desteklenmesi hastalıklara karşı korunmanın ve onları ortadan kaldırmanın en önemli yoludur. Çünkü bağışıklık sistemi zayıfladığında sürekli tekrarlayan hastalıklar ortaya çıkmakta ve hayat kalitesi çok düşmektedir.

Vücut direncinin zayıflamasını engellemek için gıdaların doğru ve yeterli miktarda tüketilmesi şarttır. Mevsiminde yenen meyve ve sebzelerden alınan antioksidan özellikte vitamin ve mineraller vücudu serbest radikallere karşı korurlar.  Özellikle çinko, selenyum, C,D, E vitaminleri vücutta yüksek koruma sağlar. Olmazsa olmaz Omega 3 yağ asitlerini vücuda kazandırmak için düzenli olarak yağlı, derin deniz balıklarının tüketimine önem verilmelidir. Günlük yaşamda kişisel hijyen kurallarına uymak, düzenli uyku uyumak ve stresten uzak bir yaşam sürmek de bağışıklık sisteminin zayıflamasını engellemeye büyük katkı sağlamaktadır.

Bitkileri de unutmamak gerekir. Ekinezya, sarımsak, altinmühür gibi bazı bitkilerin immun sistemini desteklediği yapılan çalışmalarda gösterilmektedir.  Hava değişimine bağlı olarak sıkça yaşanan grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu hastalıklarına yakalanmamak veya bu hastalıkları çabuk atlatmak için  yeterli ve dengeli bir beslenmeye ek olarak bu bitkilerden faydalanılabilir.

Beta glukan isimli doğal destek oldukça etkili diğer bir doğal destektir.  Vücuda giren ve hastalık yapıcı potansiyeli olan mikrorganizmaların yok edilmesinde savunma sistemine katkı sağlar. Ekmek mayasında bulunan bu maddeyi vücudumuza almak hastalıklarla mücadelede önemli rol oynamaktadır.

Bir başka beslenme desteği annenin ilk sütü olarak bilinen kolostrumdur. İmmun ve büyüme faktörlerinin yanı sıra vitamin, mineral ve aminoasitleri doğal olarak içeren kolostrum, çocuklarda ve yetişkinlerde kullanılabilmektedir.

Gıda Müh. Beyza Demircigil

TATİL BİTTİ ŞİMDİ BAKIM ZAMANI

Young happy beautiful natural woman naked over white backgroundYaz mevsiminin güler yüzlü güneşine, deniz, havuz ve aşırı sıcaklara maruz kalan cilt, yaz bitimi ile çeşitli sorunlarla baş başa kalıyor. Güneş ciltte nem kaybına, aşırı kurumaya ve doğal olarak kırışıklığa sebebiyet veriyor ve eğer önlem alınmazsa problemler hızla devam ediyor. Cilt kuruluğu, lekelenme, çillenme, güneş alerjileri, yanıklar, böcek ısırıkları ve ince kırışıklar yaz mevsiminin en sık görülen problemleridir. Bu sebeple yazın bitişi ile birlikte hem içerden hem dışardan cildin toparlanmaya ve bakıma ihtiyacı artar. Cildin kaybettiği nemi geri kazandırmak için bol su içilmesi ve hyaluronik asitli serumların cilde düzenli olarak uygulanması büyük fayda sağlayacaktır. Güneş alerjisinin artışı ile birlikte yaşanan döküntü, kaşıntı, kızarıklık cildi yorar. Üzüm çekirdeği gibi antihistaminik gıdalar cildin alerjik tepkilerine karşı koruma sağlar. İnce kırışıkların arttığı, mimik çizgilerinin belirginleştiği bu süreç en can sıkıcı sorundur. Cildi ayakta tutan kolajen maddesinin üretimini artırmak cildin çökmesini engeller ve kırışıklık oluşumuna karşı koruma sağlar. C vitamini bakımından zengin gıdaların tüketilmesi hem oluşan leke ve çillerin azaltılmasını hem de kolajen sentezini artırmaya destek olacaktır. Okumaya devam et

SAĞLIKLI BİR CİLDE KOLAJEN DESTEĞİ

Beautiful Girl With Perfect Skin

Kolajen cildin ayakta tutan,  vücudun ürettiği bir proteindir.

Cilt sağlığı için olmazsa olmaz kolajen ve onunla birlikte cildin esnekliğini sağlayan elastin üretimi ve depolanması genç yaşlarda yüksek seviyededir. Bu sebeple cildin kırışıklık oluşumu- na karşı direnci yüksektir.  Yaş ilerledikçe vücutta üretilen kolajen seviyesi düşer ve cilt esnekliğini, sıkılığını ve pürüzsüzlüğünü kaybetmeye başlar.  Bununla birlikte kötü beslenme, kalitesiz uyku, sigara, stres gibi erken yaşlarda yapılan yanlışlar genç ciltlerin de kolajen üretimine mani olarak cildin erken kırışmasına ve yaşlanmasına sebep olabilir.

Sağlıklı bir cilt için yüze uygulanan doğru bakım ürünlerinin yanısıra vücutta üretilen kolajeni mutlaka içerden desteklemek gerekir. Çünkü cildin alt tabakalarında yer alan hücreler güçlenmek ve sağlıklı olmak için gıda yolu ile vücuda giren bileşenleri kullanırlar.

Cildin doğal yapısında bulunan kondrotin, hyaluronik asit gibi  bileşenlerin desteği  cildin  bağ dokusunu güçlendirir, cildin nem kapasitesini artırarak kırışıklığa karşı koruma sağlar. C vitamini bakımından zengin gıdaların tüketimi vücutta kolajen üretimini artırır.  Bununla birlikte gıdaların içinde bulunan resveratrol gibi  antioksidan bileşenler  cilt hücrelerinin yıpranmasını içerden  korur.

Kolajenin korunmasını sağlamak ve içerden üretimini teşvik etmek cildin yeniden yumuşak, ışıltılı ve diri bir görünüme kavuşmasına yardım eder.

Gıda Müh. Beyza Demiricigil

EKLEM SAĞLIĞI VE GLUKOZAMİNE

Pain In A Woman's Body

Eklem kıkırdağı glukozamin, kolajen ve hyaluronik asit  gibi temel madde- lerden oluşur.  Bu bileşenler sağlıklı bir eklem yapısı için düzenli olarak vücut tarafından yapılması ve korunması gereken bileşenlerdir. Ne yazık ki yaşın ilerlemesi ile birlikte azalan yapım ve artan yıkım işlemleri eklemlerde yaşanan sıkıntıları daha da artırarak hayat kalitesini çok düşürür.

Yanı sıra yoğun spor aktiviteleri, kilo problemleri,  hareketsiz yaşam, düzensiz beslenme, kaza, yaralanma  ve çeşitli hastalıklar sonucunda da  kıkırdak yapısında aşınma ve bozulmalar yaşanmaktadır.  Halk arasında kireçlenme olarak  isimlendirilen bu hastalık eklemde  ağrı ve tutuklukla seyreden, günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayan, yaşam kalitesini düşüren büyük sorunlar yaratır.

Düzenli bir beslenme programı,  stressiz bir yaşam,  yeterince su tüketimi,  doğru spor aktiviteleri ve doğru seçilmiş beslenme destekleri ile eklem kıkırdağı korunur ve hayat kalitesi artırılabilir.

BALIK YAĞI VE STRES

Vücut için esansiyel olan Omega 3 yağ asitleri kalp-damar sağlığı için önemli olduğu kadar düzgün işleyen beyin ve sinir sistemi için de vazgeçilmezdir. Fakat vücut tarafından doğrudan üretilmezler. Bu nedenle Omega 3 yağ asitleri bakımından zengin yiyeceklerin tüketimine çok önem verilmelidir. EPA DHA Omega 3 yağ asitlerince zengin gıdaların başında balık yağı gelmektedir.

Balık yağında bulunan EPA ve DHA Omega-3 yağ asitleri stres seviyesini düşürmeye ve depresyonla mücadeleyi kolaylaştırmaktadır. DHA, vücutta Serotonin üretiminin artmasına ve bu sayede depresyon riskini azaltmaya yardımcı olur.

DHA insan beyninde yoğun olarak bulunan bir yağ asitidir. Özellikle çocuklarda yeterli miktarlarda balık tüketimi ile dikkat dağınıklığı azalabilmekte, IQ seviyelerinde artış görülebilmektedir.

Haftada 2-3 kez doğal ortamda yetişmiş yağlı soğuk su balığı yiyerek ya da günde 2 gram hem EPA hem DHA içeren takviye ürünlerden faydalanarak kalp sağlığınızı koruyabilir ve stres seviyenizi düşürmeye destek sağlayabilirsiniz.